Elmas Avcısı

Gerçek olduğu söylenen bir öyküye göre, Kuzey Afrika’da yaşayan bir çiftçi, yaşadığı kıtada elmas olduğunu duyar ve çok zengin olabileceğini düşünerek çiftliğini satıp elmas aramaya koyulur. Yıllar süren arayışı bir sonuç vermeyince, dönecek bir yeri olmadığından bunalımlı bir anında köprüden atlayıp boğularak ölür. Tam o sıralarda ondan çiftliğini satın alan adam kurumuş bir nehir yatağında yürümektedir. Şekli çok farklı olan bir kaya parçası dikkatini çeker ve bu kayayı alıp incelettirir. Kısa süre sonra o arazide bu tür kayaların çokça olduğu ve burada dünyanın en büyük elmas madene olduğu keşfedilir.

O arazinin eski sahibi elmasın neye benzediğini öğrenseydi ve en önemlisi elindekinin değerini bilseydi başarıya ulaşan kişi o olacaktı. Gözünün önündeki hazineyi göremedi ve var olanı çok uzaklarda aradı.

Oysaki hayatı boyunca aradığı şey bir iki adım ötesindeydi.